E bunca aradan sonra kısa bir güncelleme, bir çoğunuzun bildiği üzere Ankara'ya taşındım. Herkesin ve en basta benim korktuğum gibi olmadı buradakiler İstanbul'dan geldiğimi duyunca hep benim için çok üzüldü ama ben hayatımdan gayet memnunum , tabiki İstanbul ile karşılaştırma yapmıyorum ama burası da koskoca başkent değil mı? Dedikleri gibi en Guzel Balik cidden burada:) fangri ve minekop favorim, hakikaten nem olmadıgı için uşümüyor, yazları dahi yorganla uyuyabiliyorsun.hayat istanbul'dan ucuz değil, sadece eğitim daha ucuz , maalesef herkes avm geziyor, kırmızı ışıkta sağa dönüş hep serbest , durdun mu yanarsınnnn. Seyir halinde iken asla kesintisiz şekilde telefon ile konuşamiyorsunuz, her yer protokol, askeriye, konsolosluk:) Ankaralı lar ise çok dostane, samimi eğlenirken ise protokol mesafesine sahipler:) özün sözü Angara da olmak düşündüğünüz gibi sıkıcı değil...hepinizi beklerim .....
Wednesday, September 21, 2011
Deneme
Uzun zaman sonra ilk post. Ve aslında iPad den deneme aynı zamanda, belki bundan sonra iPhone ile facebook girişleri yerine buradan daha detaylı paylasabilir.
Wednesday, April 14, 2010
Wednesday, October 15, 2008
Krizin ortasina Amerika
cok cok uzun zaman oldu ,13 gun oldu sanirim .chicagodayim .krizin ortasinda ve secime az kala burada hersey bana gore ayni. bir kac madde de aklima dusenler.
-aynen bizim ulkemizde oldugu gibi carsi pazar dolu.hani bizde diyoruz ya all alla demekki paraa var herkes nasil oluyor da bu kadar alisveris yapiyor die.herkes kartla harciyor.
-secimlerde obama acik ara onde gorunuyor bende onu destekliyorum ama bir yandan da birbirinden farkli degiller diyorum.obama iraktan cekilelim diyor ama iraktan cikip afganistana girmeyi dusunuyor. vergileri orta kesimden degil ust kesimden ve buyuk sirketlerden alacagim diyor ama o zmanda sirketler isci cikartiyor.iste klasik ekonominin paradoxlari.
-obamaci degilseniz ayrimci olmakla itham ediliyorsunuz.tabi birisi sadece siyah oldugu icin mi secilmeli buda baska bir dilemma.
-ama bence zaten bu ulke hala ayrimci yani sehrin kuzeyi ve guneyi var ve guneyde tamamen siyahlar yasiyor.gecenlerde kezban hateminin bu ulkede azinlik olmadigim icin mutlu hissediyorum dedigini okudum.azinlik olmak yasanmadan anlanibilinecek birsey degil gercekten. burada siyahlarin oldugu bolgedeyim ve sapsari beyaz bir sekilde ortaliga aciktiginda ister istemez tuhaf hissediyorsun.bakilsar degisiyor vs vs vs
-ama iste baska ulkelerin demokrasilerinden kendini sorumlu hisseden amerikada hala sinifsal renksel ayrim var.
-ve siyahlarin oldugu bolgeye genelde beyaz polisler veriliyor.
-tv de surekli saglikli yemek pisirme programlari ve tam zamanli fitness kanallari filan var ama hala herkes kocaman.ama sehir merkezinde gokdelenlerin arasinda minicik taytlariile kosuya cikmis insanlarla da karsilasiyorsun.
-hersey sanki bir goruntuden ibaret michigan ave.buranin merkezi gorkemli yeri ,tum luks magazalar falan filan.arka caddeden yuriyeyim dediginde hic ama hic birsey yok.bombos sokaklar. neredeyse hic dukkan yok ondeki ihtisamli binalarin arkalari sadece.buralarda oel avrupadaki gibi sokak kesfetmece yok.NY yi ayri tutmak lazim belki.
-kiyafet konusunda inanilmaz rukusler.magazalardaki herseyi cok zevksiz buluyorum .ust segment department storelarda manola blahniklere filan baktim yeminle soyluyorum bizim laleli de rusya icin yapilan ayakkabilarla ayni kalitede.laboutine ler filan gusel ama yerlere goklere sigmayan bircok marka bence dokuntuden ibaret
-allahim egitim ne kadar pahali hukuk yada tip filan okumak icin 300 bin usd vermeyi goze almalisiniz sadece okul icin .ama en cokt aonlar kazaniyor. okumak icin zengin olmalisin ve bitirincede zenginligine zenginlik katiyorsun. ogrenciler kredi kullaniyorlar okul icin.
-0 faizli kredi kartlari var. 6 ay yada 1 yil faizssiz sana para kullandiriyorlar.1000 usd alisveris yaptin azar azar odeyebilirsin nasil olsa faiz yok.
-department store kartlari ornegin macy"s; efendim premium kartin olunca tek farki belli adet hediye paket ettirme hakkin oluyor.ama burda hediye paketlettirmek 20-25 usd.
-oyle atm nin onunde araba ile durim -sinyalleri acik birakiimbir para cekim geliiim yok .dit dit arkandalar hemen ticket-ceza oduyor sun.
-marketlerdeki otomatik odeme kiosklari super gidip makinaya aldiklariniokutup ister nakit ister kartla makinada odeme yapip cikip gidebiliyorsun.
-himm yeme icmeden cok bahsetmedik ama en sevdigim sey outback avusturalya restorantinda yedigim steak-coco nut roasted shrimp veeee thunder down under die bir tatli yani ustu dondurmali bir brownie ama oyle boyle degil.
ist eoyleyken boyleeeeeee
ozetle ameriak cok bena gore bir yer degil .hersey cok yuzeysel ve yapay.ama istanbulum oyle miiiiiiii cok ozledim cooook
-aynen bizim ulkemizde oldugu gibi carsi pazar dolu.hani bizde diyoruz ya all alla demekki paraa var herkes nasil oluyor da bu kadar alisveris yapiyor die.herkes kartla harciyor.
-secimlerde obama acik ara onde gorunuyor bende onu destekliyorum ama bir yandan da birbirinden farkli degiller diyorum.obama iraktan cekilelim diyor ama iraktan cikip afganistana girmeyi dusunuyor. vergileri orta kesimden degil ust kesimden ve buyuk sirketlerden alacagim diyor ama o zmanda sirketler isci cikartiyor.iste klasik ekonominin paradoxlari.
-obamaci degilseniz ayrimci olmakla itham ediliyorsunuz.tabi birisi sadece siyah oldugu icin mi secilmeli buda baska bir dilemma.
-ama bence zaten bu ulke hala ayrimci yani sehrin kuzeyi ve guneyi var ve guneyde tamamen siyahlar yasiyor.gecenlerde kezban hateminin bu ulkede azinlik olmadigim icin mutlu hissediyorum dedigini okudum.azinlik olmak yasanmadan anlanibilinecek birsey degil gercekten. burada siyahlarin oldugu bolgedeyim ve sapsari beyaz bir sekilde ortaliga aciktiginda ister istemez tuhaf hissediyorsun.bakilsar degisiyor vs vs vs
-ama iste baska ulkelerin demokrasilerinden kendini sorumlu hisseden amerikada hala sinifsal renksel ayrim var.
-ve siyahlarin oldugu bolgeye genelde beyaz polisler veriliyor.
-tv de surekli saglikli yemek pisirme programlari ve tam zamanli fitness kanallari filan var ama hala herkes kocaman.ama sehir merkezinde gokdelenlerin arasinda minicik taytlariile kosuya cikmis insanlarla da karsilasiyorsun.
-hersey sanki bir goruntuden ibaret michigan ave.buranin merkezi gorkemli yeri ,tum luks magazalar falan filan.arka caddeden yuriyeyim dediginde hic ama hic birsey yok.bombos sokaklar. neredeyse hic dukkan yok ondeki ihtisamli binalarin arkalari sadece.buralarda oel avrupadaki gibi sokak kesfetmece yok.NY yi ayri tutmak lazim belki.
-kiyafet konusunda inanilmaz rukusler.magazalardaki herseyi cok zevksiz buluyorum .ust segment department storelarda manola blahniklere filan baktim yeminle soyluyorum bizim laleli de rusya icin yapilan ayakkabilarla ayni kalitede.laboutine ler filan gusel ama yerlere goklere sigmayan bircok marka bence dokuntuden ibaret
-allahim egitim ne kadar pahali hukuk yada tip filan okumak icin 300 bin usd vermeyi goze almalisiniz sadece okul icin .ama en cokt aonlar kazaniyor. okumak icin zengin olmalisin ve bitirincede zenginligine zenginlik katiyorsun. ogrenciler kredi kullaniyorlar okul icin.
-0 faizli kredi kartlari var. 6 ay yada 1 yil faizssiz sana para kullandiriyorlar.1000 usd alisveris yaptin azar azar odeyebilirsin nasil olsa faiz yok.
-department store kartlari ornegin macy"s; efendim premium kartin olunca tek farki belli adet hediye paket ettirme hakkin oluyor.ama burda hediye paketlettirmek 20-25 usd.
-oyle atm nin onunde araba ile durim -sinyalleri acik birakiimbir para cekim geliiim yok .dit dit arkandalar hemen ticket-ceza oduyor sun.
-marketlerdeki otomatik odeme kiosklari super gidip makinaya aldiklariniokutup ister nakit ister kartla makinada odeme yapip cikip gidebiliyorsun.
-himm yeme icmeden cok bahsetmedik ama en sevdigim sey outback avusturalya restorantinda yedigim steak-coco nut roasted shrimp veeee thunder down under die bir tatli yani ustu dondurmali bir brownie ama oyle boyle degil.
ist eoyleyken boyleeeeeee
ozetle ameriak cok bena gore bir yer degil .hersey cok yuzeysel ve yapay.ama istanbulum oyle miiiiiiii cok ozledim cooook
Wednesday, September 10, 2008
Galata Kiva Han

Anadolu yakasındaki Çiya restoran herkes bilir.İşte Çiya nın Avrupa yakası versiyonu ise Kiva Han.Yani yöresel Anadolu yemeklerini tadabileceğiniz nadir yerlerden biri.Uzundur gitmek istiyorudum. Ankara'dan aniden gelen ve dışarda iftar açmak isteyen bir arkadaşımız olunca hemen aklıma burayı denemek geldi.Öncesinde konuğumuza Galata kulesi turu da yaptırmış olduk:) Benim 3. yada 4. çıkışım ama yine de keyifli İstanbul'a oradan bakmak.Bugünlerde İstanbula hep tepeden bakar olduk:)

Gelelim Kiva Han'a bence yemekler çok güzel.Zengin bir deneme yapmak istediğim için ben de iftar menüsü aldım.Uzun uzun anlatmaktansa menüyü buraya koyuyorum:) Yemekler süperdi.Ayrıca aylül ayının Lezzet dergisinde Kiva'nın şefi bu lezettli yemek ve şerbetlerin tarifinide vermiş.mutlaka edinin derim. Sübye,sumak şerbeti,yeşil şifa şerbeti neler neler....
İlk başta porsiyonlar küçükmüş gibi gelmesin sanki çorba az ,zeytinyağlı az gibi; çok feci doyuyorsunuz.Ve fiyat kesinlikle çok uygun.Yakında restorantın ikinci katı da açılacak ve hatta diğer katlarda otel haline getirilecekmiş.İçkili bir restoran.Ancak iftar vakti içki soran bir turiste saat 9'dan sonra servis yapabiliriz diyerek oradakilere de hassasiyet gösterdiler.Tutanla ilgili birşey olmasa da ince bir davranıştı.İlgilenenler için :http://www.galatakivahan.com/2.htm
Labels:
anadolu yemekleri,
yöresel yemekler
Friday, September 5, 2008
Şehr-i İstanbul
Tuesday, July 8, 2008
TATİL-Soğucak
O tarflarda yaşayanlar bilir ki yazın şehirde kimse kalmaz. Ya yazlığa ya yayla evine. Yaşım gereği :P yazlık çok yorucu bir fikir geldi.Sıcak ekstra yoracak, sürekli giyin soyun, kumları temizle, güneşten korun gibi çabalamalar yerine ; çam ormanının dibinde serin hava, kuş sesi dışında hiç bir ses yok ,annemin bahçesinden tazecik sebze meyveleri ,akşam üzeri orman yürüyüşleri daha cazip geldi.Sicilyalı Seçil için yayla zorlayıcı bir seçenek olmasına rağmen yaylaya çıktık.Döneceğim güne kadar da Mersin’e inmedim. Hersey tek kelime ile mükemmeldi.
Günler sakin ve huzurlu geçti.Seçil'le uydu yayınından Düğün Tv izledik. Yurt dışında yaşayan gurbetçilerimizin düğün kayıtları bu kanal aracılığı ile herkesle ve özellikle düğüne katılamayan Türkiye’deki yakınları ile paylaşılıyor. Annem akrabanızın düğünü olsa izlemezssiniz die bize takıldı tabi ama bizim yegane amacımız gurbetçilerin düğün modasını takip etmekti.:) 2 avusturya, 1 Almanya , 1 de Fransa düğünü izledik.Ve hepsinde gelinliklerin vatkalı bolerosu vardı. Ayrıca ailenin birinci derece yakınlarının tuvaletleri de bolerolu idi. Benim gurbetçi olan vatandaşlarımız ile ilgili görüşüm şu ki :Buradan başka bir ülkeye gittiklerinde ister istemez kendilerini, kültürerini, yaşamlarını koruma altın almaya çalışıyorlar.Bunlar doğru ve anlamlı kaygılar ama bunu yaparken kendilerini çok fazla dünyaya kapatıyorlar ve buradan göç ettikleri yıl herşey nasıl ise o yıl da donup kalıyorlar.Halbulki Türkiye’de bıraktıkları yakınları ilerlemeye devam ediyor.Özellikle de giyim kuşam modasında. Bu düğünlerle gördüm ki bu konudaki donma etkisi biraz kırılmış ama yine de bir 3 yıl geriden geliyorlar.Bolca film izledim bunların arasında özellikle Yasak Bölge (La Zona) yı mutlaka izlemelisiniz, Kaldırım Serçesi’ni (La Vie en Rose/La Mome ) de çok beğendim Edit Piaf ı bir başka dinliyorum şimdi ,ayrıca Marion Cotillard gerçekten ödülünü hak etmiş.Diğer bir film de Mimar (Architect).
Tüm bu güzellikler son gün muhteşem mangal partisi ile ayrıca ödüllendirildi.Bir jubile havası yaratıldı :) üzerine künefe öldürüldü. Ve sonunda tıpış tıpış İstanbul’a dönüldü :(
Subscribe to:
Posts (Atom)
